Yazı Boyutu

a a a

Abdurrahman Şeref Bey Caddesi ile Arpacı Hayreddin Sokağının birleştiği yerde ve sokağın sağ köşesindedir. Hayreddin Ağa'nın İstanbul’un fethinde bulunduğu ve ordunun arpasını temin ettiği söylenmektedir. Fakat Fatih Devri Mimarisi adlı kıymetli eserde kayıtlı değildir. Mescidin yanında ve Arpacı Hayreddin sokağında hacet penceresi olan bir kabir vardır. Üzerinde:

Hazreti Ebü'l-Fethin Arpacıbaşısı merhumun ruhuna fatiha

890 (1456) diye yazılıdır.

Hadika Yazarı ise, Merkadi nâ malumdur, diyor. Kendisinin bu kabri görmemesi imkânsız olduğuna göre, bu şahide sonradan dikilmiş olmalıdır.

Mimar Sinan’ın eserlerini belirten Tezkiret'ül-ebniye'de "Eyyub-i Ensari'de Arpacıbaşı Mescidi" adı ile kayıtlı olduğuna göre mescit, Kanuni devrinde yapılmış veya tamir edilmiş olmalıdır. Şimdiki yapının Sinan devri ile bir alakası yoktur.

Tavanı alçak olan mescidin sahnı poligonaldir. Mabet ve minaresi tamamen ahşaptan yapılmıştır. Minaresi, iki yolun birleştiği köşede olup asmadır. Kapalı bir şerefeden ve saçaklı bir külahtan ibarettir. Silahi Bey Camii şerefesi ile Semiz Ali Paşa Camii şerefesinin bir benzeridir. Kitabesi yoktur.

Mabet, 1986 tarihinde tamamen yenilenmiştir. Bundan evvel 1319 (1901) tarihinde onarım görmüştür.

Kaynak: (Gezi Notu) (Hadika 1/285) (İstanbul Ansiklopedisi 2/1050) (T. Öz, İstanbul Camileri 1/24) (M. Meriç, Mimar Sinan Hayatı ve Eserleri, S: 90) (A. Kuran, Mimar Sinan s: 306) (Osmanlı Araştırmaları Evkaf İdareleri Katalogu 1/219)