Yazı Boyutu

a a a

Bu muhteşem türbe, Camii Kebir Caddesi ile Feshane Caddesinin birleştiği yerde ve birinci Caddenin sol köşesindedir. Kesme taştan yapılmış olup 16 yüzlüdür. İstanbulda Çarşıkapı'daki Yemen Fatihi Sinan Paşa Türbesi'nin bir benzeridir. Aynı mimar elinden çıktığı her haliyle bellidir.

Her yüzün iki tarafı kabartma sütunludur. Bu sütunların üzerine kesme taştan şekilli babalar yerleştirilmiştir. Tek kubbesi kurşun kaplı olup, Sinan Paşa Türbesi gibi sivri değildir. Kubbe etrafını motifi, istalaktitli bir silme fırdalayı çevirmiştir. Alt üst pencereli olup her yüzünde pencere yoktur. Üstekiler yuvarlak ve vitraylıdır. Alt pencereler ise şebeke demirlidir. Bu pencerelerin üzerine ayrıca mermer şebekeler yerleştirilmiştir.

Türbe, yol seviyesi yükseldiğinden çukurda kalmıştır. Tam arka tarafına, temel sularının toplanması için bir kuyu açılmıştır.

Avlusuna çift söveli, kesme taştan yapılmış bir kapıdan girilmektedir. Üzerinde kitabe yoktur. Sağ ve sol tarafında ve set üzerinde hazireler bulunmaktadır.

Türbenin kapısı önünde altı mermer sütunlu bir revak vardır. İki yanında, etrafı mermer korkuluklu maksureler mevcuttur. Kapının iki tarafına nişler yapılmıştır.

Pembe ve beyaz atlernatişi kemerli kapısı üzerinde dört sıra halinde hazırlanmış şu kitabe vardır: Rihlet Udi dâr-ı ukbâ-yı bekaya şâdmân Sadr-ı â'zam

Fâtih-i mülk-i acem cennet-mekân iki kez serdar olup

İran ve Turan fethine Surh-ı sefer başına tenk oldu

Şirâz-ü İsfehân Feth idüb nice vilâyet yapdı nice kalalar

Luri ve Gori Tumânis Gence ve mülk-i Revân

Rey-i sâ'ible adûdan aldı âhir intikam

Mât olup şah-ı Acem bin özr-ile didi âmân

Akibet şehzadesin aldı salâh ü sulhle

Düşman-i dini bu üslûb üzre kıldı bî-nişân

Eyledi din-i mübin uğruna çok cehd ü gaza

Oldu fethi haşredek âlemde mezkûr'ül-lisân

Mevt-i canım Hakk ana nûş eylemek kıldı nasîb

Enbiyâ ve Evliyâ'ya kalmadı çün bu cihan

Mevtinin ilhamla ilmî didi târihini

Eyledi Ferhad Paşa adn-i âlinde mekân 1004 (1595)

Aşağıdaki satırlar Peçevi Tarihi'nden alınmıştır: "Veziriazam Ferhad Paşa aslen Arnavut'tur. Akıllı, metin, dikkatli ve haysiyetli bir devlet adamı idi. Mirahur'luktan Yeniçeri Ağası, Rumeli Beylerbeyisi ve vezir olup (Özdemir Oğlu) Osman Paşa'dan sonra İran üzerine serdar oldu. Bir yıl önce Tebriz kalesine bazı kaleler daha ilave ederek istihkam haline getirmiş, sair feth olunan kalelerin zahiresini ve sair mühimmatın yeteri kadar tamamlamış ve ikinci yılda Gence Eyaleti üzerine giderek fethetmiştir. Bu sırada ‹ran şahı ile sulh yaparak kardeşi oğlu Haydar Mirza'yı rehin olarak İstanbula getirmişti.

Sonra Sinan Paşa yerine veziriazam olmuş ise de 4 Nisan 1592'de azledilmiştir. Daha sonra 16-fiubat 1595 de tekrar Sadrazam oldu. Eşak üzerine serdar olmuş iken, Sinan Paşa gelerek hem veziriazam ve hem serdar oldu. Ve katli için emir alarak adam gönderdi. Bunu haber alan Ferhad Paşa İstanbula gelerek, şimdi Esenler denilen eski Litros'taki çiftliğine saklandı. Bu çiftlik arazisi hâlâ Ferhad Paşa Çiftliği ile anılmaktadır. Sonra af edildiyse de Sinan Paşa peşini bırakmayarak yaklaştı ve Yedikule zindanına getirilerek sefer 1004 (9-ekim-1595) tarihinde öldürüldü.

Sinan Paşa ile aralarında sadarette, serdar-ı ekremlikte amansız bir rekabet vardı. O sırada şeyhülislam bulunan Bostan-Zâde Mehmed Efendi de Ferhad Paşa'ya düşmandı. Sinan Paşa, Ferhad Paşa'nın idamı için şer'en lazım olan fetvayı Bostanzâde'den 30 bin altın vererek elde ettiği söylenir. Ferhad Paşa'nın Kumkapı'da Musalla Mescidi adıyla anılan bir madedi ve Bayezid Meydanı'nda da bir sarayı vardır.

Para karşılığında fetva veren Bostan-Zâde, 1006 (1598) tarihinde vefat ederek Şehzadebaşı Camii haziresine ve cadde tarafına gömülmüştür.

Türbede sekizi mermer, altısı ahşap 14 kabir vardır.

Torunlarına ait olduğu söylenen küçük mermer sandukalar örnek olacak sanat eserleridir. Hiç birinde yazı yoktur.

Kubbenin göbeğinde "Esma'ül-Hüsna" yazısı görülmektedir. Bu, mala kari kalem işlerinin nadir örneklerinden birisidir. Pencerelerinin üzerindeki yazılar pek nefistir.

Kubbe göbeği çevresi, kırmızı mavi renkli rûmilerle süslüdür. Türbede üstte, iki sıra halinde yapılmış nefis vitraylar mevcuttur. Üst vitraylar 16 adettir. Alt pencerelerin üzerine yarım ay şekiller içine nefis hatlı âyetler hak edilmiştir. Bir âyette kapının iç yüzüne yerleştirilmiştir.

Ferhad Paşa türbesi kapısında girildiğinde sol tarafta, birinci sırada, yan kapakları rozetli ve lâle kabartmalı dört mermer lahit vardır. Üçü dolama kavuklu, biri ise bir kıza aittir. Lahidlerin küçüklüğünden genç yaşta vefat ettikleri anlaşılmaktadır. Şahidelerinde yazı yoktur.

Kapının sağ tarafındaki, yan kapakları şekilsizdir, düz bir lahit ile ahşap bir sanduka vardır.

İkinci sırada ve sağda, üç ahşap sanduka, solda iki mermer lahit bulunmaktadır. Biri motifsizdir. Bunun solunda yan kapakları çok değişik motişi bir mermer lahit vardır. Ayak taşı uzunlamasına kesilmiş bir sütun olup iç tarafa bakan yüzü yarım daire şeklinde, dış tarafa bakan yüzü ise düzdür. Her iki yüzünde de yazı vardır.

Ayak taşının iç yüzünde "İbrahim Bey ibn-i Ferhad Paşa. Sene 1006 (1597). Dış yüzünde ise "Küll-i men aleyha fan... âyet-i kerimesi yazılıdır. Lahit emsalsiz desenlerle bezelidir. Lahdin baş tarafı dolama sikkelidir. Ortadaki büyük ahşap sanduka Ferhad Paşa'ya aittir.

Üçüncü sırada bir kız lahdi vardır.

Türbenin kubbesi içten renkli rûmilerle bezelidir. Alt-üst pencereleri vitraylıdır. Alt pencereleri bazılarının ve kapı girişinin üstüne ayetler yazılmıştır.

Türbenin haziresinde gömülü olanlar:

1153 (1740, Lahid, Canım Hoca-Zâde Mehmed Paşa (Paşa) kızı Havva Hanım

1155 (1742). Lahid, nefis bir şahide. İbrahim Paşa'nın kızı Saliha Hanım. Tarih beyti şudur:

İrtihâlin gûş idüb Nafizî didi târihini

Caygâh-ı Saliha Hanım ol askan-ı cinan 1155

1174 (1760). Halil Efendi Zade Mustafa Monla Efendi

1175 (1761) Lanit, Molla kavuklu, sabıka İstanbul kazası Kara Halil Efendi Zade Abdürrahim Efendi (Si. Osm. 3/332)

1175 (1761) Halil Efendi Zade Abdürrahim Efendi Za-de Mehmed Es'ad Efendi 1196 (1782) Bir kabirde dört şahide vardır. Şeyhülislam Halil Efendi Zade Mehmed Sa'id Efendinin kızı Ayşe Hanım. 1211 (1776) Halil Efendi Zade Mehmed Emin Efendinin eşi hace Zübeyde Hanım.

1213 (1798) Reis'ül-küttab Es-seyyid Mehmed Hayri Efendinin kızı şerife Zeyneb Hanım.

1246 (1830) Lahid, Şeyhülislam ve Müftil-eman Arab Zade Mehmed Arif Efendinin damadı Kara Halil Efendi Zade Mehmed Sa'id Efendinin torunu sabika İzmir kadısı Ahmed Necib Efendi (Si. Osm. 4/544)

1252 (1836). Kapudan-ı Derya Tahir Paşa'nın kethüdası Mehmed Tahir Efendinin oğlu İzzet Ali Beyefendi.

1257 sad 24 (Nisan-1841). Necip Bey'in zevcesi CebbarZâde nesli pakinden 17 yaşında vefat eden Hatice Hanım. Çok nefis bir taş.

1270 (1853) Ordu sancağı kaymakamı Câlib Efendi

1270 (1853) Galata'da Bâb'ül-cisr'de fiehid Mehmed Paşa Camii hatibi el-hac hafız Mehmed Eşref Efendinin pederi Mustafa Ağa.

1271 M. 14 (Ekim-1854). Kudenâyı eşraf-ı kuzatdan ve meşâhir-i nebeviyyeden elhac Mehmed Şâkir Efendi

1276 (1859), Kapudan-ı Derya Ahmed Paşa'nın kaynı Yavedudlu Osman Ağa.

1295 Zilhicce 15 (Aralık-1878) Meşâhir-i tarikat-i aliy-yeden Şeyhüsilam Arab-Zâde Mehmed Arif Efendinin kerime zadesi Rumeli sudur-ı azamından Mehmed Edib Efendi (Si. Osm. 1/322)

1297 (1880) Lahid üstünde levha kitabe, Hassa Süvari kumandanı sa'adetlû Salih Zeki Paşa. (si. Osm. 3/218)

1301 (1383) Sikke kabartmalı, tarikat i aliyyei Nakşi-benddiye dervişânı ve Hz. Eyyüb Ensâri Cam'i şerifi hademegânından Hafız Ali Efendi

1330 Şaban 16 (Tem, 1912). Birinci Orduyu Hümâyun süvari fırkası kumandan-ı esbabı ferikan-ı kiramdan Salih Zeki Paşa Hz.nin halifesi Hatice Vehibe Hanım.

Ak Gömlek Mehmed Efendi. Kitabe bu kadar olup rakam yoktur. Vezir iken Ferdad Paşa'ya kethüda olan... yazı fevkalade girift olduğundan okunmamıştır. Ramak yoktur.

Ak-Gömlek Mehmed Efendi nin kabri, Bahariye'de Şah Sultan Camii karşısında iken 1910 tarihlerinde buraya nakledilmiştir.

Aşağıdaki satırlar Selaniki Tarihi'nden alınmıştır:

"Şehr-i seferü'l Muzafferin beşinci gicesi mazhar-ı âteş-i leheb-i gazab-ı Pâdişâhi olub, Bostancıbaşı Yedikule'de haps eylediği veziria'zam Ferhad Paşa'ya ba'de salâti'1-işâ fermân-ı fiehinşâhi ile Çavuş-başı Çoban Süleyman Ağa birkaç nefer celladlar ile Yedi-kulle'ye varıp, kapıyı açtırıp Paşa yatsı namazın cemâ'atla cami'de kılıp, odasına vardığı gibi humma tutub teb ü tâbda iken emr-i Pâdişâhi üzre celladlar girüb, hâh u nâ-hâh (ister istemez) zor-ı bâzû ile kemend takıp, âh yâ Allah der iken Ferhad Paşa'yı boğub işin bitirdiler. Burnundan kan akıb, dünyaya gelmemişe döndürdüler.

Ertesi gün izn-i şer'ile meyyitin tevâbi'i (Onun yanında çalışanlar) kaldırıp ve Yedi -külle önünde musallada hazır bulunan Müslümanlar ile cenazesi namazı kılınıp tabutu hisarın taşrasından getirip, Hazret-i Ebî Eyyûb Ensari iskelesi'nde yapılıp, nâ-tamam kalan türbesinde defn etmeğe müsâ'ade olunup iletüb taht-ı turâba kodılar. Rüzgâr-ı rüzgârda cümle me'âyibi örtüldü.

Çok zaman türbesinin pencereleri ve kapısı mıhlanıb, nâm u nişanı anılmağa mecal olmadı. fiöyle hake beraber yattı. Tâ altı ay geçip Sinan Paşa vefat eylediği günden türbesi açılıp ta'mir olunmaya başlandı.

Kime gösterdi bu devrân safâyı

Ki âhir sunmada câm-ı cefâyı

Cihanda izzet bulmak mühmel işdür

Ki gerdûn-bend bir karış kirişdir

Niçiin câha kişi böyle girişe

Boynu âkibet gire kirişe

Ve muhallefât ve mâ-melekini (malını mülkünü) miriye zabt etmeğe iki defterdardan gayri vezir Hadım Hasan Pa-şa Hazretleriyle içeriden Kapı Ağası Gazanfer Ağa ve Haz-nedarbaşı dahi ta'yirı buyuruldu. Ve Bostancıbaşı Ferhad Ağa dahi gelip murassa've mücevher zî-kıymet kılıç ve hançer ve bozdoğan ve sair tuhaf u esbâb zabt u kabz olunup, içerü izzi huzûr-ı Padişâhi'ye irsal ü îsâl olundu. Nukûddan nesne bulunmadı ve ertesi gün tavanda beş kise altun ve üç kise çili akça bulundu.

Satve-i kâhire-i Pâdişâhi'den halâsa mukarrebine şefâ'at içün mübalağa mal ü menâli israf u itlaf olunub tasavvur olunan mal bulunmadığına sebeb beyân olundu.

Umur-ı saltanata bir mertebe vücûdu lâzım u elzem idi ki nice yıllar mumlar yakıp arayıp bulmayalar. Pâdişâh-ı cihânpenâh ile cümle erkân-ı sa'âdet kemâl derece nadim ü peşimân oldular."

Kaynak (Tarih-i Selaniki, Haz. Prof. Dr. M. ‹pşirli S: 529-530) Türbe, 1317 (1899) tarihinde onarım görmüştür. (Osm. Arş. Evkaf İdareleri Katalogu 1/179) (Naima Tarihi, Z. Danışman çevirisi, 1/126) (Ayvansarayi, Mec. Tevârih, Haz. F. Derin-V. Çabuk, S: 389) (İsmail H. Danişmend, Kronoloji 3(şrhist) (R.Akakuş, Eyüp Sultan S: 182) (Pecevi Tarihi, Haz. F. Derin-V. Çabuk 2/170-171) (İst Ans. 10/5668) (Ayvansarayi Vefayât, Haz. F. Derin S: 29) (Hadika 1/202-203) (F. Ayanoğlu, Ferhad Paşa ve Gizli Kalan Vakışarı, Vakışar Der. 7/145) (Hamer Tarihi, Üçdal Neş. 7/2184) (SOLAK-ZÂDE TARİHİ, HAZ. V. ÇABUK 2/370)

FERHAD PAŞA TÜRBESİ

Eyüp Sultan Camiinin Bostan iskelesi'ne açılan avlu kapısının karşısında ve Beybaba Sokağı'nın köşesinde olup bugün sofa şeklindedir. Köşedeki kemerli kapısı üzerinde iki satır halinde hazırlanmış şu kitabe vardır:

Hüvel Hallak'ül-Bâki Hazret-i Ferhad Paşa sâhib'û'l-hayrâtdır Merkadi bunda eğerce meskeni cennâtdır Bu mezaristan ânın vakfı olub evlâdına Hazret-i Hâlid cıvan eş-şebeke beka halatdır. Rızaullahü el-fâtiha Sene 982 (1575) ta'miri B. 1197 (Haz. 1783)

Ferhad Paşa'nın kabri, bu mezarlıkta va kapıdan itibaren 4. lahittir. Baş şahidesinde Kelime-i Tevhid yazılıdır. Lahdin ön yüzünde ise, dört satır halinde hazırlanmış çok girift bir kitabe vardır. Kitabeden, 10x10 cm. boyutlarındaki bir parça çıkarılmıştır. Bunun neden böyle yapıldığı belli değildir. Kitabe şudur:

Kad intikal el-merhum el-mağfur Ferhad Paşa ibn-i

Mustafa. Paşa Sultan Süleyman Hân ... es-sultan Se-lim Hân

Hân...yevm... şehri şevval 'ül-mübârek men sene is-neyn

Ve semânin ve tis'amia 982 (1575), Rahmetullahü aleyh

Ferhad Paşa, Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa paşa'nın oğlu olup babasından 6 sene evvel vefat etmiştir. Enderun'da yetişmiş ikinci kapıcı başı ve 960 (1553) de Yeniçeri Ağası ve 965 (1557) de Kastomonu Sancağı ile Beylerbeyi oldu. 974 (1566) da Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu fiehzade Mehmed'in kızı Hümâ-fiâh Sultanla evlendirildi. Kendisine Sultan Beyezid Camii haremine nazır bir saray inşa edildi. 982 şevvalinin 24 de (6-Şubat-1575) tarihinde vefat etti. Cahil bir doktorun, ölümüne sebep olduğu iddia olunmuştur.

Ferhad Paşa Hat üstadı olup ekseriye Kur'an-ı Kerim yazar ve bunu 100 altına satardı. Cenaze masrafının bu helal paradan görülmesini vasiyet etmiştir. Bir Mushaf-ı şerifi Sultan Bayezid türbesinde idi.

Hümaşah Sultan'dan beş oğlu ve bir kızı olmuştur. Kızı Fatma Sultan 996 (1588) tarihinde vefat etti. Kabri, fiehzade başı Camii haziresindeki türbesindedir. Hümaşah Sultan'ın kabri de burada olmalıdır. Oğlu, Mir-i lem Mustafa Bey de 1022 (1613) tarihinde vefat ederek buraya gömülmüştür. Taşı vardır. Ferhad Paşa'nın Çatalca'da bir camii vardır. Bu caminin, şimdiye kadar, Eyüp'te muhteşem türbede gömülü olan diğer Ferhad Paşa'ya ait olduğu sanılıyordu.

Aşağıdaki satırlar Selanikli Mustafa Efendi Tarihi'nden alınmıştır: Ferhad Paşa, 982 şevvalinin 24. sebt günü (6-fiubat1575 Cumartesi) vefat etti. Erkan-ı devlet ve a'yân-ı sa'âdet erkenden divânı dağıtıp cenazesinde hazır oldular. Camii Sultan Mehmed Hân-ı Atik (Fatih Camii) hareminde kesret-i azim olup cenaze namazı kılınıp, meyyiti yanınca vücerâ-i izam ve ulemâi kiram Hazret-i Ebi Eyyüb Ensâri kurbinde kabrine dek gitdiler.

Şehzade Sultan Mehmed duhterinin ahteri Hümâ Sultan Hazretleri'nden beş oğlu ve üç kızı kaldı. Vüzerâ-i izam Hazretleri içinde böyle hoş-nüvis ehl-i kalem be-nâm kimesne mesned-i vezârete gelmişlerdir, diyu nakl olunur.

Ve ertesi Divân-ı âli'ye Frenk'den Müslüman olma yalancı tabib kısmından bir şahs-ı nâ- hemvar, mütevveffâ-i merhum Ferhad Paşa âdemleriyle gelüb da'vâcı olup, "Efendimize gadr ve hayf oldu. Koca fiuca'hekim, a'yân-ı sa'âdet hatırları içün ana kıydı, mesirditos verdi, "dedi. "El-bette görülsün", diye, sa'âdetlû Padişah-ı âlempenâh Haz-retleri'nden dahi tezkire-i şerif vârid oldu.

Re'is-i etibbâ olan Garsüddin-Zâde ve sitâne-i sa'âdete hidmet iden hükemâ-i ulemâ ve fiucâ'tabib ile cümleten Divân-ı ma'deiet-mekâna izhâr olunup vüzerâ-i izam ve kadıaskerler huzurunda da'vâ istimâ' olundu.

Re'is-i hükemâ ve etibba bi'1-ittifak dediler ki "iki yıldan mütecavizdir ki merhum maraz-ı kelâya ve mesaneye mübtelâ idi. Ve her birimiz nice kerre müfid ilaçlar ile hidmet eyledik. Marazı ma'lûmumuzdur, cümle hikmet kitablarında mesirditos, kelâya mübarek ilaç diye yazılmıştır, berdü şitâ zamanlarında (Soğuk kış günleri) ol zahmet elbette hareket eder. Kanun ve Şifâ'da yazıldığı üzere "Şeyh fiucâ'mesirinden yesem rahat olurum" diye hoşnud olup şükran gösterirdi. Ve bunun salâh u dilâneti ulemâ-i izam ve meşâyih-i kiram içinde, müte'ayyin ü mütedeyyin kimsedir. Ol merhum dahi bunu tahsis eylemişdi. Sonra bu mütetabbib, câhil ve mâlâya'niyi getirmişlerdir. Koca Şucâ' ise istiğna eğlemiş (Gitmekten çekinmiş} "Marazdır iştidâd buldukta elbette gelmemiz lazımdır" diye âdem gelmiş varıp yine görmüşler nabzına yapıştıkta "Pehrizi bozmuşsun, yine mesirditos yemek nâfi' dir" demiş, "Hikmet üzre sahih söylemiş, buna gadr oldu demek garazdır, el-iyâzübi'llâh takdiru'llâha i'tikâd etmemekdir" dediler. Bu cümleden sonra Şeyh fiucâ' güçle Güzel Mehmed nâm Çavuş eline hapse verildi. Ff 26-Şevval-sene 982. (8-fiubat-1575)

Bu, tarihimizde belkide ilk yanlış tedavi ve teşhis ile hapse giren dokturumuzdur. Fakat yanlışlık yapılmadığı da ortadadır. (Tarih-i Selâniki, Haz. Prof. Dr. Mehmed İpşirli S: 110-111)

Kaynak (Gezi Notu) (Si. Osm. 4/16 Ferhad Paşa) (Tuhfet'ül-Hattatin S: 355) (Ayvansarayi, Vefayât Haz. F. Derin s+25) (G. Oransay, Osm. Dev. Kim Kimdi. S: 189) (İst Ans. 10/5670 Ferhad Paşa Camii) (T. Gökbilgin, Paşa 11 yası S: 431432499) (M. Meriç, M. Sinan Tuhfet'ül-Mi 'marin S: 27) (‹. Gökçen, Manisa Tarihinde Vakışar 1/92)

Ferhad Paşa Türbesi Haziresinde Gömülü Olanlar:

1139(1726) tarihinde vefat eden, Abdüllatif Bey, aynı taş üzerinde Abdüllatif Bey-Zâde Mehmed Beyef. 1178 (1764)

1187 (1773). Bağdad Valisi kesriyeli elhac Ahmed Paşa'nın eşi Havva Hanım. Buna ait bir mermer kitabe, karşısında, yol aşırı yerde ve 1117 tarihinde vefat eden Abdülgani Efendi kabrinin yanındadır. Eskiden her halde haziresi duvarı üzerinde idi.

1243 (1827). Halil Hamid Paşa-Zâde Arif Efendinin eşi Tuba Hanım.

1251 (1835). Halil Hamid Paşa-Zâde Sadr-ı rum Mehmed Arif Efendinin kızı Hadice Hanım. Arif Efendi 1255 (1839) tarihinde vefat etmiştir. Kabri, Üsküdar'da Haydarpaşa Mezarlığı'nda ve babasının yanındadır.

1269 R. 29 (şubat-1853). Şeyh Sultan Abdulkâdir Geylâni Hz. naslinden Rical-i Devlet-i Aliyye'den Evkaf-ı Hümâyun Nazırı Mehmed Hâlid Efendi (Si. Osm. 2/266) (‹nal, Evkaf-ı Hümâyun Nezareti, Vakışar der. Sayı: 17 S: 68)

Oğlu şair Halet Efendi (Si. Osm. 2/266) (‹nal, Evkaf-ı Hümâyun Nezareti, Vakışar Der. Sayı: 17 S: 68)

Oğlu şair Halet Bey'için bak, Son Asır Türk Şairleri S: 526. Kabri, Eyüp Sultan Türbesi arkasındadır. 1278 Receb 3 (4-ocak-1862). Maliye Nazın Hâlid Efendinin eşi Ayşe Hesna Hanım.

1280 Şaban 3 (13-ocak-1864) Tarikat-i Aliyyei Kadiriyye bendegânından ve hazinei hassa mümeyyiz-i evveli Ahmed Bican Efendi

1281 (1864) Sadr-ı esbak Mustafa Naili Paşa'nın kızı âfet hamın.

1296 Ramazan 5 (23-ağos. 1879). Kudemâyı Saltanat-ı Seniye'den Kürdistan Valisi Es'ad Muhlis Paşa-Zâde hâlâ Defter-i Hakani-i senedat müdürü Said Bey Efendinin oğlu Mustafa Selahaddin Bey. Aynı kabirde 1324 (1906) tarihinde vefat eden Said Bey Efendinin oğlu Mustafa Selahaddin Bay gömülüdür. (Si. Osm. 1/340 Muhlis Paşa, Kabri Diyarbakır'da idi. (Asar-ı Zivar Paşa S: 203)

1311 (1893) Senedat müdürü Mehmed Salih Efendi(Si. Osm. 3/219)

1312 ramazan 4(29-şubat-1895), Lahit, Hacı Destan BeyZade Yusuf Rıza Paşa. (Si. Osm. 2/401)

Not: Ferhad Paşa'nın Manisa'da vakışarı vardır. Meşhur Hacı Paşa'nın babasıdır. Hacı Paşa'nın annesi Hümâşâh Sultan olduğu için Sultan-Zâde diye bilinir. Kendisi Kalendar Oğlu'nun tenkilinde mir-i miran ve sonra Saruhan (Manisa) mutasarrıfı olmuş ve çok yaşlı olduğu halde 1036 (1626) tarihinde vefat etmiştir. Kabri, Şehzadebaşı Camii hazinesindedir. Muhteşem lahdinde yazı ve tarih yoktur.