Yazı Boyutu

a a a

Zal Paşa Caddesi üzerinde ve Zal Mahmud Paşa Medresesi arkasındadır. Türbenin sağ tarafındaki çift söveli, kesmetaş bir kapıdan evvela birinci avluya girilir. Biraz ileride ve sol tarafta ikinci avlunun kapısı bulunmaktadır. Aynı şekilde inşa olunmuş bu kapının sol tarafında bilezikli bir kuyu ve hazire bulunmaktadır.

Caddeden bakıldığında, türbenin iki yanının mezarlık olduğu görülür. Bu mezarlığın önünde ve Cadde tarafında 13 pencereli, kesmetaş bir duvar bulunmaktadır.

Esas türbe kapısının tam karşısında diğer bir avlu kapısı daha vardır. Burada şimdi bir çok gecekondu bulunmaktadır. Vaktiyle burada başka bir tarihi eserin veya Feshane Caddesine açılan bir yolun olduğu sanılmaktadır. Türbe dört yüzlü ve kare planlıdır. Tek kubbesi, yük-sek, çok yüzlü yuvarlak bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Bu durum türbeyi iki katlı bir yapı olarak göstermektedir. Bu yüksek kasnakta sekiz pencere vardır. Pencerelerin iki yanına sütunlar yerleştirilmiştir. Bir korniş, kubbe ile pencereler arasında yer almış olarak kasnağı fırdolayı çevirmiştir. Türbe, İstanbul'da bir eşi dahi bulunmayan değişik bir mimari özellik göstermektedir.

Türbenin üç cephesinde alt-üst olarak dörder pencere bulunmaktadır. Cadde tarafındaki cephesinde ve alttaki iki pencere arasında pek zarif, iki yanı sütunlu, üst kısmı şadırvan kubbesi gibi mermer kabartmalı bir kuzu çeşmesi vardır. Bunun üzerinde şu kitabe bulunmaktadır: Sahib'ül-Hayrât merhum

Nakkaş Hasan Paşa rûhiçün fatiha

Kitabe bir sıra halinde olup tarihsizdir.

Türbenin dört köşesi yuvarlak sütun kabartma biçimindedir. Avluya bakan kapısı önünde, dört mermer sütunlu bir revak vardır. Revak üzerinde ve iki yanda, dışta ve kapısı üzerinde ayat-i kerimeler yazılmıştır. Kitabesi yoktur.

İçinde altı ahşap sanduka ve altı mermer lahit vardır. Biri Nakkaş Hasan Paşa'ya, biri de Mostarlı Mustafa Paşa'nın oğlu olup 1126 (1714) de vefat eden Mehmed Bey'e aittir. 1072 (1661) tarihinde vefat eden Tevki'i Nişancı Mostarlı Mustafa

Paşa'nın Kabri Edirne'dedir. Diğerleri Hasan Paşa'nın çocukları ve eşlerine ait olmalıdır. Lahitlerde yazı yoktur.

Mehmet Bey'e ait olan kitabe, türbenin Caddesi tarafındaki cephededir. Beş satır halinde hazırlanmış olan kitabe şudur:

Dürr-i sulb-ı Mustafa Paşa'yı Tevki'i nişan

Kim ânı itmişdi Hakk hemnâm-ı Fahr'ül-enbiyâ

Gah idüb devletde Tuğrayı Hümâyun hidmetin

Gâh olurdu ştkk-ı Sâni varidatında atâ

Hidmet-i divânle ömrün geçirdi hasleti

Âkibet mest itdi ânı sâkii bezm-i fena

Hakk Ta'âlâ afv idüb bi'l-cümle taksiratı

Mazhar-ı lütfü ataya eyliye ruz-ı cenâ

Gûş idince fevtini Dürri didi târihini

İde Tevki'i Mehmed Bey harim-i adni câ 1126 (1714)

Türbenin hangi tarihte yapıldığı belli değildir. Mimarı Dalgıç Ahmed Paşa,şevval-1016 (şubat-1608) tarihinde vefat ettiğine göre en geç 1606-1607 tarihlerinde yapılmış olmalıdır.

Nakkaş Hasan Paşa, Enderun-u Hümâyundan yetişmiştir. Sarayın nakkaşhanesinde eğitim görmüş devrin büyük minyatür ustalarından olmuştur. Sultan III. Mehmed'in Eğri Fetihnamesi'ni de minyatürleşmiştir. Eserde Hasan Paşa kendi minyatür portresini de yapmıştır. Burada Paşa, eserin yazan ve hattatı ile birlikte çalışırken görülmektedir.

1005 (1596) da büyük Mirahur, 1011 R. ahirinde (Eylül 1602) Yeniçeri Ağası oldu. Bu görevde iken Ekim-1604 de Estergon muhasarasında bulundu. 1013 (1604) Rumeli Beylerbeyisi oldu. 1014 (1605) de azl ile vezaret verildi. 1015 (1606) da Kuyucu Murad Paşa zamanında sadaret kaim mekanı oldu.

1016 (1607) de Celâli isyanları sırasında Kalenderoğlu'nu tenkil harekatına iştirak etmiş fakat kuvvetleri Bursa yakınlarında Ulubat Suyu civarında mağlup olmuştu. Türbenin mimarı olan Dalgıç Ahmed Paşa da bu muharebete Nakkaş Hasan Paşa'nın maiyyetinde bulunmuş ve Ulubat Köprüsü üzerinde cereyan eden çarpışmada vücudunun muhtelif yerlerinden yaralandığı halde kahramanca vuruşarak şehid düşmüştür. Kabri, Gönen'de, Ilıca mevkiinde, sonradan park haline getirilen Paşa Mezarlığı'nda idi. Bu mağlubiyetten sonra İstanbul'a dönen Hasan Paşa kubbe Veziri oldu ve bir kaç sene sonra emekli oldu, 1032 ramazanında (Tem. 1623) vefat etti. Türbenin haziresinde gömülü olanlar şunlardır: 1181(1767) tarihinde vefat eden, Fas muhafızı Mehmed Paşa'nın kızı şehide Ayşe Hanım.

1181 (1767). Sultan Numan'ın Saraylı Rukiye Hatun.Aynen böyle yazılıdır.

1217 (1802). Şah Sultan imamı Osman Efendinin eşi Hadice Hanım.

1218 (1803).Şah Sultan tebardarlarından odabaşı İbrahim Ağa.

1230 (1815). Baş muhasebe kalemi halifelerinden Kul Hafız Mehmed. Emin Efendi

1232 (1816). Mutekaid Mustafa Paşa'nın divân Efendisi Hacegân-ı Divân-ı Hümâyundan Mehmed Emin Efendi

1273 (1856). Anadolu payeli Süruri-Zâde mehmed Tahir Efendinin kızı Zekiye Fitnat Hanım.

1274 Ca. 18(Ocak-1858). Sadrazam Yusuf Paşa Zade Yusuf Efendinin oğlu Mekke-i Mükerreme pâyeli Edirne kazası Osman Efendi (Si. Osm. 3/447)

1300 (1882). Çömlekçiler kethüdası Süleyman Ağa'nın kızı ve damadı Çömlekçiler Kethüdası Halil Efendinin eşi Nefise H.

Kaynak: (Hadika 1/255) (Danişmend, Kronoloji 3/250) (Naima Tarihi, Yay. Z. Danışman 1/417426) (Si. Osm. 2/131 Hasan Paşa) (Ayvansarayi, Vefeyât, Haz. F. Derin S: 30-127) (Paçevi Tarihi, Haz. F. Derin-V. Çabuk 2/5-296-310-313-315) (Ş. Akalın Mimar Dalgıç Ahmet Paşa, İst. Üni. Ed. Fak. Tarih Der. Sayı: 13 S: 71 ve devamı)