Yazı Boyutu

a a a

Balcı Yokuşu-Haydar Çeşme Sokağı, Baba Haydar Mektebi Sokağı ile çevrilmiş olan adayı tamamen kaplayan, 18 yy'da yapılan en nadide ve güzel eserlerden birisidir.

Haydar Çeşmesi Sokağındaki kapı ve çeşmenin muhte-şem bir görünüşü vardır. Köfeke taşından yapılan bu yüksek kapının takında yedi sıra halinde hazırlanmış 26 mısralı bir kitabesi mevcuttur. En alt satırda iki, diğer satırlarda ise dörder mısra bulunmaktadır. Güzel yazısı Kâtip-Zâde Mehmed Refi' Efendinin hattı ile hazırlanmıştır. Kitabe şudur:

Rehnümâyı reng bizki olub manend-i câm

Sine sâfân-ı safadan eyle kesb-i feyz-i tâm

Sâde levh-i nakş-ı beşti ol tülûundan geçüb

Kıl ferağ bâlâ tahsil-i müttekin temam

Bâb-ı Mâden duhûl et bezm-i sırr-ı akdese

Râh-ı bî-sıyt il sıradır mûsûl-i kenz-i meram

Eyleyüb habs nefs-i dembetgân şehr-i râz

Kûçe zikr-i hafiden oldular reh-yâb-kam

Hây ü Hû'dan hankâh-ı hatırın kıl tahliye

Ol huzûr-ı kalb ile meşgul zikr ber-deuâm

Dergehi berdegân münhic sıddıka gel

Kamet hikmete ki kıl kavs-i tak-ı iltisâm

Pişgâh-ı ser-bülendân tarik-i hafide

Hak-i Pây-i hacegâni ile cây-ı iltisâm

Pir-i şehrah medit cilvegân-ı vahdetin

Âsitan-ı halvetin kıl mültecâyı sub ü şâm

Şeyhiilislâm-i inâyet-kârın ihya etdiği

Ma'bed-i vâlâmn et zikr-i cemilin iltizâm

Ka'be-i sıdk ü satanın sedde-i ulyâsını

Kıblei ta'zim ile kıl bu dergâh-ı ihtiram

Hankâh-ı Nakşibendi'nin celidir dideye

Tûdei hak derinden gufrei dâr'üs-selâm

Hal'-i na'ilin vücûd it bende-i ahrâr olup

Medhal-i azâdegân-ı masivâdır bu makam

Kalb-i hâlis ile gel târihin eyle zikr-i hasa

Bâb-ı âbâd oldu bâb-ı tekyei Müfti'l-enâm

1157(1744)

Bu kitabe, Kâtib-Zâde Mehmed Refi Efendi hattı ile yazılmış olup güftesi, Müderris Bosnevî Hâlis Mehmed Efendi'nin eseridir.

Çift söveli ve kemerli kapının iki yanında mihrabçıklar bulunmaktadır.

Semahane ve derviş hücrelerinin bulunduğu kargir bina, geniş bir alanın ortasındadır. Dış avlu kapısından geniş avluya girilir. Bu ön avlu geçilerek tekkenin kapısına gelinir. Kesme taştan yapılmış bu yüksek kapının takında 7 satır halinde hazırlanmış şu kitabe vardır.

Son satırda iki, diğerlerinde üçer mısra bulunmaktadır:

Hüdâvend-i cihan fetva penâh ma'delet ünvân

Mekârım pîşe hayr-ı endişe sadr-ı mekremet mutad

Kerim bulmağa hur dâver sâhib-i eser kim

Siyâdetle fütüvvet zâtiyle oldular hem-zad

Semiyy Mustafa Müfti'l-enâm hâşimî nisbet

Ki fetvası târik-i şer'i nâsı kılmada irşâd

Bu ihsan ve mekânmla revadır ol kerem-kânn

İdir bir gıbte ahd-i lutfına cümle geçen a'yâd

Yine hayr-ı ezime Hakk muvaffak eyleyüb ânı

Nakşibendiyye'ye bu hankâhı eyledi bünyâd

Bu eyyâme gelince ol tarik eshâbına kimse

Nev resm-i hankâh-ı bî-kusûru kılmadı âbâd

Meğer ol zat içiin hıfz eyler imiş Hazret-i Bari

Ki oldu şimdi binayı karin himmet-i evtâd

O zât-ı kâmkânn ol-târike nisbet-i hâssı

Zuhuruna bî hayrın muhâbâ eyledi imdâd

Hüdâ eyyâm-ı ömr ü devletin efzûn ide da'im

İnâme oldu Neyli bu du'â sub ü mesa evrâd

Koyub hâke pür ihlâsı bir dâ'i didi târih

Acib âli makâm-ı Nakşibendiyye mübarek bâd

1157(1744)

Hanede el-fakir el-müzehheb Veliyüddin gafurla

Kitabe, Mirza-Zâde Neyli Ahuıed Efendi tarafından söylenmiştir. O tarihte Rumeli Kazaskeri idi. 1161 (1748) 'de vefat etti. Kabri, Üsküdar'da Tunusbağı mevkiinde, Karacahmed Mezarlığında ve 8. adadadır.

Kitabenin ünlü hattatı ise Şeyhülislâm Veliyüddin Efendi olup kabri, Eyüp'te Nişancılar'da, Şeyh Murad Tekkesi avlusundaki açık türbesindedir. Bu türbe bahsine bakınız.

Kapının sol tarafındaki nişi içine Nakşi taç kabartmalı bir şahide yerleştirilmiştir. Üzerindeki yazı şudur:

Haza el-kabr el-merhum el-mağfur

El-hacc eş-şeyh Hâfız'ül-Kur'ân Ali El-uşşâkî

El-Nakşibendimen evlâd-ı

El-Hüseynt hülefâmen

Hazret-i Behçet ali el-Konevî K.S. ül-Veli El-fâtiha. 25 Ca 1279 (18 Kasım 1862)

Mehmed Emin Efendinin istif hattı ile yazılmıştır.

Şeyh Behçet Ali Efendi 1238 (1822) tarihinde vefat etmistir. Kabri, Üsküdar'da Çiçekçi Camii haziresindeki açık türbesindedir.

Bunun yanında etrafı duvarla çevrili bir hazire vardır. Buradaki iki kabirden birisinin etrafı demir parmaklıkla çevrilmiştir. şahidesi yukarıda belirtildiği gibi nişe yerleştirilmiştir. Diğerinin şahidesi üzerinde kitabe şudur:

Es-seyyid Eş-şeyh Mehmed Hasib Efendi bin Eş-şeyh Es-seyyid Ali El-Uşşâki El-Nakşibendi Efendi.

10 Receb 1308 (19 şubat 1891)

Şadırvan avlusunun ortasında sekiz yüzlü bir şadırvan bulunmaktadır. Bunun mermer sütunlar üzerindeki saçağı bugün mevcut değildir. Her yüzü kabartma motiflerle süslenmiştir. Avlunun dört tarafında derviş hücreleri vardır. Odaların önünde 20 mermer sütunun taşıdığı bir revak mevcuttur. 26 kubbesi vardır. Avlunun sağ tarafındaki kemerli kapıdan dış avluya çıkılır. Buradaki mutfak binası pek harap durumda olup içinde bir aile barınmaktadır. Burada ayrıca bir de kuyu vardır.

Şadırvan avlusunun diğer bir kapısı da sol tarafta olup, arazi meyilli olduğundan bir merdivenle alt bahçeye inilir. Bahçe, Balcı Yokuşuna nazaran yüksek olduğundan, yola bir istinad duvarı yapılmıştır. Bahçenin sağ tarafında, Balcı Yokuşu Sokağı üzerinde ve Maslak Yokuşu karşısında tekkenin çatısı yok olmuş türbesi bulunmaktadır.

Tekkenin son şeyhi Râsih Efendinin oğlu Hasib Kartal Bey Efendi, halen eski şeyh evinin yerine yaptırılan küçük bir evde kiracı olarak oturmaktadır. Kendisi Kasımpaşa Askeri Matbaasında memur iken emekli olmuştur. Hasib Be-yefendinin verdiği bilgiye göre, tekke avlusunun üç kapısı varmış, biri şimdiki tek kapıdır. İkincisi ise avlunun sağ tarafında olup, Zahireci Sokağa açılıyormuş. 1970'li yıllarda yapılan tamir sırasında kapatılmış ve avluya inen merdiven de sökülmüş. Bu kapıdan yalnız kadınlar geçtiği için Harem Kapısı denirmiş. Avluya inildikten sonra tekke binasının kemerli kapısından evvela uzun bir koridora ve sonra da semahanenin kadınlar mahfeline geçilirmiş.

Zahireci Sokağına açılan kapının yanında tekkenin hamamı vardır ki, bugün de bazı kısımları görülüyor.

Üçüncü kapı ise türbe kapısı olup bir merdivenle avluya çıkılıyormuş. Avlu ve bahçe eskiden meyve ağaçları ve güllerle bezeli ve çok bakımlı imiş.

Semahane sekiz cepheli olup tek kubbesi sekiz yüzlü bir kasnağa oturtulmuştur. Kasnağın her yüzüne birer pencere açılmıştır. Alt-üst pencerelidir. Mihrabı niş şeklindedir. Son tamirde nefis bir surette onarıldığı halde bugün haraptır. Vitrayları çocuklar tarafından parçalanmış, bütün camları kırılmış ve topuzlu demirleri sökülerek çalınmıştır.

Hücreler, semahane ve mutfak, bir sıra kesme taş ve üç sıra ince tuğladan yapılmıştır.

Semahane kapısı üzerinde altı sıra halinde hazırlanmış 8 mısralı bir kitabe vardır. Karanlık olduğundan, târih beyti güçlükle okunmuştur ki şudur:

Pişgâh-ı tâk-ı târihinde zâna-bend olub

Ol mukim ma'bed-i Müftü din Mustafa

1157

Hadika Yazarı bu mescid için şu bilgiyi vermiştir:

"Banisi Şeyhülislâm Feyzullah Efendinin oğlu Şeyhü-lislam Mustafa Efendidir. 1090 (1679) da dünyaya geldi. 22 yaşında Selanik kadılığından Mekke kadılığına tayin olunup orada Şeyh Ahmed Yekdest Hazretlerinden Nakşibenliği öğrenip bu tarikate girdi. 1114 şevvalinde (şubat 1703) Anadolu Kadıaskeri olmuş, altı ay sonra meydana gelen isyanda babası şehid edilmiş ve Mustafa Efendi de Yedikule Zindanına atılmıştır. Az sonra Bursa'da oturmasına izin verilmiştir. Burada 28 sene sürgün hayatı yaşadıktan sonra 1143 senesi ortalarında (Ocak 1731) serbest bırakılarak 1145 seferinde (Ağustos 1732) Rumeli kazaskeri ve 1736 nisanında Şeyhülislam oldu. Bu yüce makamda 9 seneye yakın kaldıktan sonra 30 Muharrem 1158 (4 Mart 1745) tarihinde vefat etti.

Kabri, Üsküdar'da İnadiye Meydanı'nda Tunusbağı'na Çıkan İnadiye Mescidi Sokağının sol tarafında, yolun dirsek yaptığı yerdeki aile sofasında, Karacaahmed Mezarlığının 9. adasında ve mezarlık duvarının hemen arkasındadır. Eskiden bu sofanın karşısında meşhur Üsküdar Menzilha-nesi bulunuyordu.

Eyüp'teki bu tekkeyi Şeyhülislam Molla Fenâri Bahçesi denilen maruf yerde yaptırmıştır. "şadırvan ve etrafında olan hücreler ve haricindeki matbah ve mescid-i şerif hepsi kargirdir. Şeyhlere mahsus bir hane ile tekke kapısında bir çeşme dahi yaptırmıştır. Yol üzerinde tekke şeyhlerine mahsus üstü örtülü bir türbe dahi yapılmıştır.

Minberini Vâkıf Mustafa Efendinin oğlu Anadolu Kazaskerliğinden ayrılıp ve Nakib'ül-eşraf iken 1178 (1765) senesinde koymuş ve vakıf tayin etmiştir. Abdullah Efendi-nin Reis'ül-ulema iken 1184 senesi (1770) vefat etmiştir. Kabri, babasının yanındadır. Şeyhülislam Mustafa Efendi-nin şahidesi üzerindeki yazı şudur:

Şeyhül-islâm iken vedâ'-i âlem-i fâni /İden merhum ve mağfurlah / Es-seyyid Mustafa Efendi ibn-i el-merhum / Eş-şehid essa'id Şeyhülislâm / Es-seyyid Feyzullah Efendi ruhlarına el-fâtiha / Fi evâhir-i muharrem 1158

Yanında, 1124 (1712) tarihinde vefat eden annesi Hace Fâtıma Hâtûn'un kabri vardır.

Yaptığım aramada Abdullah Efendinin şahidesine rastlamadım.

Bahçenin sahibi, birinci şeyhülislam Molla şemseddin Fenâri'nin torunu, Fenârî-Zâde Muhyiddin Efendi idi. Kendisi 13. şeyhülislam olup 954 (1548) tarihinde vefat ederek Eyüp Sultan Camiinin kıble tarafına gömülmüştür.

Tekke, Şeyhülislam Mustafa Efendi tarafından bir nakşibendi şeyhi olan Tokadı el-hac Şeyh Mûsâ Efendi için yapılmıştır. Vefatı 1160 (1747) tarihinde olup kabri tekkenin türbesindedir. Bunun yerine Abdülkerim Efendi şeyh olmuştur. Vefatı şin 1179 (Ocak-1766) tarihindedir. Kabri türbededir. Bunun yerine, kutb'ül-ârifin gavs'ül-vasilin Ispartalı Eş-şeyh Mehmed Emin Efendi geçmiş ve 27 Z. 1248 (17 Ma-yıs 1833) tarihinde vefat etmiştir. Kabri türbesindedir. Bunun yerine Nakşi es-Seyyid Ahmed Efendi şeyh olmuştur. Kendisi, 1834 tarihinde yapılan Saliha Sultan düğününe davetli şeyhler arasında bulunuyordu.

Bunun yerine Mehmed Emin Efendinin oğlu Mehmed Zeki Efendi şeyh olmuş ve 1252 (1836) tarihinde vefat etmiştir.

Yerine, Üsküdâri Şeyh Ali Behçet Efendinin halifesi Uşşâkiye'den el-hac ali Efendi şeyh olmuş ve 25 C. ahır 1279 (18 Aralık 1862) tarihinde vefat etmiştir. Kabri, yukarıda belirtildiği üzere şadırvan avlusuna açılan büyük kapının sol tarafındaki set üzerindedir.

Bunun yerine oğlu Mehmed Hasib Efendi şeyh olmuştur. Vefatı 10 Receb 1308 tarihinde olup kabri babasının yanındadır.

Tekkenin son şeyhi Hasib Efendinin oğlu Mehmed Râsih Kartal Efendidir. Kabri, Eyüp, Bahariye'de şehidlik mevkiindedir. Hasib Kartal Bey'in babasıdır.

Şeyh Hasib Efendi zamanında tekkede dervişanla beraber 17 kişi bulunuyordu. Bunlardan biri Buharalı Şeyh Mehmed bin Ahmed Efendi idi. Hasib Efendi 1253 (1837) tarihinde İstanbulda dünyaya gelmiştir.

Tekkenin âyin günü ve tarikati 1840 tarihli tekkeler listesinde Nakşibendiyye'den cuma tekkesi gösterildiği halde, 1890 tarihli Mecmua-i Tekâya'da Rıfaiyye'den perşembe tekkesi olduğu yazılmıştır.

Kaynak: (Gezi notu) (Hadika 1/282) (T. Öz, İst Camileri 1/142) (şükrü Efendi İst Tekkeleri, haz. ş. Akbatu 11/95) (Si. Osm. 4/428 Mustafa Ef.) (Mec. Tekâya) (Baş Bakanlık Arşivi, Kepeci Tasnifi, Nüfus Def. No: 6290/1 S: 298) (A. Çetin, İstanbuldaki Tekke, Zaviye ve Hankahlar, Vakışar Der. 13/587) (Saliha Sultan Düğünü S: 13/b) (İst Belediyesi İhsaiyat Mec. 1328 S: 19) (1256 Tarihli Tekkeler Listesi)