Yazı Boyutu

a a a

Yâ-Vedûd Caddesi üzerindedir. Haliç Köprüsü yapılana kadar, Yâ-Vedûd Camii karşısında idi. Sol tarafında eski Ayvansaray Karakolu bulunuyordu. Çevre yolunun yapımı sırasında şimdiki yerine nakledilmiştir. Arka ve yan tarafındaki mezarlık ise, Kirimi Çeşme Sokağına kaldırılmıştır.

Nakilden evvel türbe, etrafı kesmetaş bir şeddin üzerinde idi. Sol tarafındaki üç basamaklı bir merdivenden sofaya çıkılıyordu. Merdivenin sol tarafında küçük ayna taşlı 1324 (1906) tarihli, Hazinedar şemsi Cemâl usta Çeşmesi vardı. Bu isimle çeşme bahsine bakınız. Sofanın etrafını kesmetaş babalı ve demir parmaklıklı bir korkuluk çeviriyordu.

Türbe, kesmetaştan yapılmış olup kare planlıdır. Dokuz pencereden ışık alır. Çatısı ahşap ve kiremit döşelidir. Demir kapısı üzerinde şu kitabe vardır:

Cennet-mekân Sultan Abdülaziz Han Hz. nin rûh-ı şerifleriy-çün

Vâlidei muhteremden itmam ve ma'mûr eyledi.

1293 (1876)

Türbeyi şimdiki şekli yle ve oğlu Sultan Aziz'in vefatından hemen sonra, yaptıran Pertevniyâl Valide Sultan'dır.

İki pencere arasında ise şu kitabe vardır:

Fâtih Sultan Mehmed Hân-ı Gazi ile

Ma'an beraber teşrif eden Ayasofya

Câmi'i şerifi'nde kerameti zuhur eden

Eş-şeyh Abd'ül-Vedûd Dede.

Eğrikapı karşısında

Karabaş vaktinde sakka Tokmak Dede.

Rakam yazılı değildir.

Türbenin ön cephesinde ve pencere üzerinde şu yazı vardır:

Hazret-i merkadi münevver Abd'ül-Vedûd

1293

Pertevniyal Valide Sultan Aksaray Camiinin banisi olup 27R. evvel-1300 (5-şubat-1883) tarihinde vefat etti. Kabri, Aksaray'da Camiinin yanındaki türbesindedir. Yâ Vedûd Türbesi karşısında, 1273 (1856) tarihli muhteşem çeşme de onundur.

Türbede dört kabir vardır. Büyük ahşap sanduka Yâ Vedûd Hz. ne aittir. Arkasındaki mermer lahdin şahideleri yok olmuştur. Sol tarafında ise iki, şahideli kabir bulunmaktadır.

Büyük sütun şahide üzerinde ki kitabe:

"Rıhlet Udi dar-ı dünyâdan şehâdet ile o pir" diye başlamakta ve:

"Elde şahid olan şâh Çavuş Mustafa Bin Ali

960 (1553)

Dördüncü kabir üzerinde güzel dolamak bir kavuk vardır. şahidesi dört köşe ve incedir. Karanlık olduğu için ismi Abdürrahim olarak okunabildi. Rakam göremedim. Bir deniz ümerâsına ait olmalıdır.

Hadikat'ül-Cevâmi'de, Eş-şeyh Abdülvedûd hakkında şu bilgi vardır:

"Buhara erenleriyle İstanbulmuhasarasında bulunup fetihten sonra Ayasofya'da oturur iken, Ayvansaray dışında bir mescid bir zaviye yaptırıp vefatında Fâtih Sultan Mehmed'Hân-ı Gazi emriyle zaviyesi civarında defn olundu. Fî 860 (1456). Sonra hulefasından Tokmak Dede, vakfını tayin eylemişdir ki o dahi civarında gömülüdür. Gömüldüğü yer hâlâ Tokmak Tepe denmekle maruf mezaristandır."

Haziresi çok perişan durumda olup bazı şahideler şunlardır:

1197 (1783). Sikkeli, Derviş İbrahim Efendi

1288 (1871). Mevlevi sikke kabartmalı, Ömer Bahri Efendi

1314 receb 5 (10, Aralık-1896). Etrafı parmaklıklı, Efahimi Rical-i Devlet-i Aliyye'den Suriye Vilayeti defterdarı Salim Beyefendi.

1319 (1901). Der Sa'âdet İstinaf mahkemesi azası Ahmed Nazım Bey.

1323 (1905). Haliç Der Sa'âdet vapurları kâtibi elhac İsmail Hakkı Efendi

Kaynak: (Hadika 1/287) (Ayverdi, Fatih De. 3/532) (İ. Tanışık İst Çeşmeleri 1/270) (Koçu, İst Ans. 1/143) (E. Çelebi, Haz. Danışman 1/137. 2/60) (Ç. Uluçay, Padişahların Kadınları S: 124) (Si. Osm. 1/27)