Aynalıkavak Sarayı, Mihrişah Valide Sultan Külliyesi, Eyüpsultan

Mihrişah Valide Sultan, Osmanlı Devleti’nin yenilikçi Padişahı Sultan III. Selim’in annesidir. Eyüpsultan’ı çok sevdiği için bu kutsal beldeyi imar etmek için büyük çaba göstermiştir.

Eyüpsultan Postası'nda yer alan habere göre; 1766 depreminde Fatih Sultan Mehmed Han’ın Eyüpsultan’da yaptırdığı, cami, medrese, imaret ve hamamdan oluşan külliye büyük zarar görmüş, tamir ve restorasyon çalışmaları da netice vermemişti…

Mihrişah Valide Sultan, oğlunun da onayını alarak 1790’lı yılların başında Eyüpsultan’ın çehresini değiştirecek yeni bir imar hamlesi başlattı.

Eyüpsultan Camii ile Haliç arasındaki araziyi satın alarak dev bir imaret yaptırdı. Cülus Yolu’nun kenarındaki bu imaretin bir başına kendi türbesini, öbür başına yani Haliç tarafına ise dönemin revaçta olan barok mimarisinin örneklerinden biri olan, İstanbul’un en güzel sebillerinden birini inşa ettirdi.

Sebilden başlayarak imaret avlusunu Cülus Yolu boyunca kat eden mermer bir duvar yapıldı. Bu duvara da, biri imarete, biri türbeye açılan iki muhteşem tak kapı yerleştirildi.

ESKİ SARAYDAN İMARETE

Türbe, imaret ve sebilden oluşan külliyenin yapımında Aynalıkavak Sarayı’ndan getirilen mermerler kullanıldı. Sarayın mermerinin yetişmediği yerlerde ise Eskihisar’daki Mermer Ocakları devreye girdi. Yapılar kaliteli beyaz mermerden inşa edilirken yer yer renkli mermer sütunlarla süslendi.

Türbe ve imaretin kitabesi, Cülus Yolu boyunca mermer bir cephe oluşturan madenî şebekeli mermer pencerelerin üzerine ikişer satır halinde yazıldı.

Sebilden başlayıp türbeye kadar devam eden kitabe, dönemin ünlü şairi Sünbülzâde Vehbî’ye yazdırılmış, Yesârî Mehmed Esad Efendi’nin ta‘lik hattıyla mermere işlenmişti.

CAMİNİN YENİLENMESİ

İmaret, sebil ve türbeden oluşan dev külliye bitince Sultan III. Selim de mimarları harekete geçirerek, depremde büyük zarar görmüş olan Eyüp Sultan Camii’ni temellerine kadar yıktırarak yeniden yaptırdı. 1898 yılında başlanan inşaat iki yıl gibi kısa sürede tamamlanarak yepyeni bir cami yapıldı.

Cami yapılırken, Eyüpsultan Meydanı da yeniden düzenlendi. Eskiden medrese olarak kullanılan bölüm camiye katılarak genişletildi ve türbe ile cami arası iç avluya dönüştürüldü.

Geçmişte caminin batı tarafında yer alan çarşıdaki dükkanlar satın alınarak burası geniş bir dış avlu olarak düzenlendi ve ortasına bir şadırvan yerleştirildi. Bu dış avluya ihtişamlı iki giriş kapısı eklendi.

Osmanlı Devleti’nde önemli yeniliklere imza atan Sultan III. Selim, annesi Mihrişah Valide Sultan’ın öncülüğünde Eyüpsultan’ı da yeniden şekillendirdi.

Mihrişah Valide Sultan, türbe, imaret ve sebilden oluşan külliyeyi yaptırdıktan sonra, karşısına bir sıbyan mektebi yaptırma ihtiyacı da hissetmiş, bu yapılardan sonra bir mektep de yaptırmıştı.

Yapıldığında çevresi boş olan türbe ve sebilin çevresi gibi Mihrişah Valide Sultan Mektebi’nin çevresi de zaman içinde dönemin ünlü devlet adamlarının anıt kabirleri ile çevrelendi.

VALİDE SULTAN

Mihrişah Valide Sultan, Sultan III. Mustafa’nın (1757–1774) baş kadını ve Sultan III. Selim’in annesiydi. Sultan III. Mustafa’nın 1774 yılında vefatı üzerine eski saraya gönderilmiş, 15 yılı burada geçmişti. Oğlu Selim’in 1789 yılında padişah olması üzerine Valide Sultan olarak yeniden saraya dönmüştü.

İçli, duygulu ve nazik bir saray hanımı olan Mihrişah Sultan, güzelliği, zarafeti ve kibarlığı ile tanınmıştı. Oğlu gibi, Mevlevi Tarikatı mensubuydu. III. Selim’in yenilikçi hareketlerini de sürekli desteklemişti.

16 Ekim 1805 Çarşamba günü Topkapı Sarayı’nda vefat eden Mihrişah Valide Sultan için çok büyük bir cenaze töreni düzenlenmiş; kortej Edirnekapı yoluyla Eyüp Sultan’a getirilerek hayatta iken yaptırdığı türbesine defnedilmişti.

HANIM SULTANLAR

Türbede Mihrişah Valide Sultan’ın yanı sıra Sultan III. Mustafa’nın Adilşah Sultan’dan doğan kızı olan ve Hotin Muhafızı Seyyid Ahmed Paşa’nın eşi Hatice Sultan (1822), Sultan III. Mustafa’nın Adilşah Sultan’dan doğan kızı ve Silahtar Mustafa Paşa’nın eşi Beyhan Sultan (1824), Sultan III. Selim’in dördüncü kadını Refet Kadın Efendi (1867) ve Sultan Abdülmecid’in dördüncü kadını ve Sultan Abdulhamid Han’ın analığı Rahime Perestû Kadın Efendi’nin (1904) kabirleri bulunmaktadır.

CAMİLER, ÇEŞMELER

Hayırsever ve dindar bir kişiliğe sahip olan Mihrişah Valide Sultan, birçok hayır eseri yaptırmıştı. 1793’te Hasköy ile Sütlüce arasına Humbaracılar Kışlası Camii’ni, 1794’de Kağıthane’de Silahdar Yusuf Paşa Çeşmesi’ni yeniden yaptırmıştır.

Kasımpaşa Mevlevihanesi’ni onartmış ve Levent Çiftliği’ndeki kışlanın avlusunda cami, çeşme ve mektep yaptırmıştı. Yaptırdığı tüm eserleri için gelir getirici gayrimenkuller vakfetmişti. Dokuz adet vakfiyesi olan Mihrişah Valide Sultan, Eyüp Sultan Camii’ne 500 yazma eserden oluşan bir kütüphane bağışlamıştı.

Son yıllarda Mihrişah Valide Sultan Türbesi ve çevresindeki hazire restore edilmişti, imaretin onarım ve restorasyonuna da başlandı.

Mihrişah Valide Sultan Türbesi’nin kat kapısının karşısında Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma merasimi için Eyüp Sultan’a geldiklerinde kullandıkları binek taşı yer alır.

Mihrişah Valide Sultan İmareti, zarif mimarisi ve 200 yılı aşkın süredir verdiği kesintisiz hizmet ile Türkiye’nin en aktif sosyal hizmet merkezlerinden biridir. Her gün imaretten adresleri önceden belirlenmiş 2.500 ihtiyaç sahibi aileye sıcak yemek ulaştırılmaktadır.