Başkan Aydın TÜGVA'lı gençlerin sorularını yanıtladı

Eyüp'te doğmuş ilk Eyüp Belediye Başkanı olan Remzi Aydın, belediye meclis salonunda Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA)'lı öğrencilerini ağırladı. Başkan Remzi Aydın, siyasi ve aile hayatından, belediye başkanlığına kadar bir çok konuda TÜGVA'lı gençlerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Bize, sorgusuz, sualsiz biat eden, cahil bir gençlik değil, neye inandığını, neyi savunduğunu, neyin mücadelesini verdiğini bilen, bunun için gereken her türlü donanıma sahip bir gençlik lazım' şiarından hareketle, TÜGVA'lı gençleri ağırlayan Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın, kendi kariyerinden ve hayatından yola çıkarak gençlere iyi ve kaliteli bir yöneticiliğin püf noktalarını anlattı.

“DOSDOĞRU OLMAKLA MÜKELLEFİZ”

Çocukluğunun geçtiği Eyüp sokaklarından yola çıkarak mesleki ve siyasi kariyerinden örnekler veren Başkan Aydın, “Aile hayatım ayrı, iş hayatım ayrıdır. İş hayatımda kötü şeyler yapabilirim ama aile hayatıma çok dikkat ederim diyenlere aldanmayın. Kınanmaktan da korkmayın. Çünkü biz dosdoğru olmakla mükellefiz” dedi.

Sorulan soru üzerine, 15 temmuz gecesine değinen Remzi Aydın, gelen haber üzerine belediye binasından hemen ayrılıp AK Parti il binasına geçiş sürecini anlattı. Aydın, darbe teşebbüsüne kalkışan terörist yapılanma olan FETÖ'lü hainler için, Başkan Yardımcısı Ahmet Tüfekçi'yi arıyarak temizlik araçları ve konteynerlardan set oluşturma talimatı verdiğini ve bunun çok işe yaradığını ifade etti.

Çocukluğunun geçtiği mahalleler olan Silahtarağa ve Sakarya mahallesinde bir zamanlar taştan ve kanalizasyondan top oynayamadıklarını söyleyen Aydın, çocukluk hayallerinin gerçekleşme aşamasında olduğunu ve halihazırda aynı bölgeye bir spor tesisi inşa etmenin paha biçilmez mutluluğunu dile getirdi.

“İNANMADIĞIM HİÇ BİR DAVAYI ALMADIM”

Eyüp Lisesi'ni bitirdikten sonra hava harp okulunu kazanmayı çok istediğini belirten Başkan Aydın konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hava Harp Okulunun bana nasip olmadığına üzülmüştüm ama bunda da bir hayır olduğunu 15 Temmuz gecesi çok iyi anladım. Şükür ki Allah bana içinde doğup büyüdüğüm tarihi ve manevi değeri büyük olan bir semtin yöneticiliğini bahşetti. Avukatlık yaparken inanmadığım hiçbir davayı almadım. Mesleğimde, 23 yıllık serbest avukatlık boyunca şantaj, tehdit ve rüşvet tekliflerine karşı dik durdum. Bu dik duruşun bedeli her ne kadar dışlanmak ve ekonomik sıkıntı çekmek olsa da prensiplerimi çiğnemedim. O yıllarda sinüzit olduğumda hastahaneden sıra almak için ve muayene olmak için verdiğimiz savaşı ve sonrasında da ilaç alacak parayı bulamamak gibi yaşadığım olayları hatırlayınca insan nereden nereye diyesi geliyor. Geçende bakan bir arkadaşla konuşurken bana acil ihtiyacı olan bir hasta için 3. Milyon dolarlık bir ameliyatın gerçekleşmesi adına uçakla ABD'ye gönderileceğini söyledi. Şükür ki bütün ivmeler iyiye doğru gidiyor.” dedi.

“28 ŞUBAT ZULMÜNDEN DOLAYI SİYASETE ATILDIM”

28 Şubat döneminde yapılan zulümlerden dolayı arkadaşlarının da desteğiyle siyasete girmeye karar verdiğini söyleyen Başkan Remzi Aydın, “İçinizden siyasete atılacak olanlar varsa mutlaka entelektüel alt yapılarını, toplumsal ilişkilerini iyi tutsun ve sorumluluklarını yerine getirsin. Bu sizi daha yetkin ve pratik yapar. Türkiye Gençlik Vakfı içindeki faliyetleri iyi takip edin ama onunla sınırlı kalmayın. Kendinize yabancı kalan, sevmediğiniz ve aykırı gelen kaynak ve oluşumlardan da mutlaka faydalanın ama benimsemeyin, taraf olmayın. Bu davranış sizin düşünce ve özgür iradenizi dayanaklı kılar. Sizi zenginleştirir. Zaten inancımız da böyle yapmamızı öğütlüyor. Spor dallarından birini mutlaka yapın. Seçim zamanlarında dolaşırken spor yapmayan herkes arkamda kalıyor. Aktif siyaset yapmayı düşünmüyordum fakat 28 şubat dönemindeki yapılan zulümlerden dolayı arkadaşlarımın da desteğiyle siyasete girmeye karar vermiştim. Galiba biraz hızlı giriş yaptım. Direkt belediye başkanlığını istedim. Keşke öyle yapmasaydım, kademe kademe yapsaydım dedim. Sonra adaylığımı açıkladığımda bana biraz bekle dediler. Ardından 2009'da tekrar başvuru yaptım ama bu sefer meclis üyesi yapıldım. Tabi çok üzüldüm. Hazır olmadığımı sonradan anladım. Zira bir belediye başkanının göreve gelmeden önce ekonomik kaygısını yenmesi gerekir. Zira aksi takdirde makamını kendi menfaati için kullanır. İyi ki 2013-14 yılından önceki dönemde belediye başkanı olmamışım diye çok dua ettim” ifadelerini kullandı.

“AŞIRIYA KAÇMADAN CESUR VE ÖZGÜVENLİ OLMALISINIZ”

Güçlü bir medeniyete sahibiz. Söylenecek önemli düşüncelerimiz, üretilecek değerli eserlerimiz varken önümüze hayranlık uyandıracak hedefler koyularak, kimliğimizden uzaklaştırılarak, zihinlerimizi başkalarının eline verdik. Gençlik olarak bunun farkındalığını bilip bunu sahiplenmek, taşımak ve ham bireysel hem de toplumsal anlamda kendimize güvenmemiz gerekiyor. Göreve gelmeden önce 20 ülkeye gitmişim. Gözlemlerime göre siz bütün olumsuzluklarınıza rağmen o ülke gençlerinden daha iyisiniz. Tek eksiğiniz aşırıya kaçmayan cesaret ve özgüven. Toplumsal anlamdaki en büyük eksikliğimiz ise biribirimizi dinliyormuş gibi yapmamız. Gerçekten de biribirimizi dinlemeyi başarabilirsek kendimizi daha iyi anlayacağız. Kafamız hep başka yerlerde dolaşıyor ve en önemlisi de saygılı davranmayı ihmal ediyoruz.

“HALKIMIN İÇİNDEN GELDİM”

İstanbul'da belediye başkanlığı yapmak hiç kolay değil diyen Başkan Aydın, 'Ben zengin bir aile çocuğu değilim, özel okullarda falan da okumadım. Parlak bir öğrenci hiç değildim. Memleketten gelip basamakları birer birer çıkarak içinde doğup büyüdüğüm Eyüp'ü kendim daha iyi yönetirim ve yapacağım bir sürü şey var diyerek başkanlığa talip oldum. Kesinlikle söylüyorum ki eğer hedefleriniz har ve güzellikse belediye başkanlığını yürütmek gerçekten de çok zor bir iş. Daha fazla bir fedekarlık gerekiyor. Keşke hiç başkan olmasaydım dediğim zamanlar oldu ve daha da olacak. İstanbul'da belediye başkanlığı yapmak hiç kolay değil fakat bu durum bizi yıldıracak değil. Bana hep çok safsınız dediler ve demeye de devam ediyorlar ama Allah size kaldıramayacağınız bir yük yüklemeyiz” ifadelerini kullandı.

“AĞLAMAKTAN UTANMAYIN”

Eşimle beraber bir çok STK'larda hizmet ettik. Siz de yapın. Bir fakirin elini tutmak, bir garibanın açığını kapatmak, bir yetimin başını okşamak bize insan olmayı hatırlatan en açık davranışlardır. Utanın, ağlayın, ağlamaktan utanmayın. Ağlamak güzeldir. Kalbimizin çeperlerini yumaşatacak şeyler yapmak bizi yüceltir. Önceleri buna cemiyetçilik deniyordu. Yani toplumun sıkıntılarına karşı duyarlı olup bir şeyler yapmak. Bu tür davranışları hayatınızda çoğaltmak yine bizim faydamızadır. Hedefleriniz mutlaka, meşru, makul ve har üzerine olmalı. Bunu başardıktan sonra gerisi kendinden geliyor zaten. İlkeli davranmanız sizi ilk başlarda biraz sıkıştırır, üzer ama eğer sabrederseniz Allah size karşılığını verecektir.

“SOSYAL KÜLTÜREL ATILIMLARIMIZ MEYVE VERMEYE BAŞLADI”

Allah korkusu, sağlam bir irade, entellektüel bir alt yapı ve çok çalışmadan iyi bir yönetici olunmuyor. Yönettiğiniz insanların faydasını onlardan çok daha fazla düşünmek, çok daha fazla çalışmak, hassas davranmak, korumak ve çok daha az uyumak zorundasınız. Modern bir belediye başkanının sadece fiziksel ve görsel yatırım değil aynı zamanda kültürel ve sosyal yatırımları da ön plana alması gerekiyor. Zira son 100-150 yıldır inanç, kültür ve toplumsal değerlerimizden uzaklaştırılmaya çalışıldık. Bunun telafisi hiç kolay değil. Bu sebeple okullara, eğitime, kültüre ve sanata ağırlık verdik. Bunun meyvelerini de azar azar almaya başladık.