Müze, kütüphane ve 200 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesiyle İstanbul'un en önemli odak noktalarından biri olmaya aday gösterilen İstanbul Rami Kışlası Bilim ve Teknoloji Müzesi'nin restorasyon çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Eyüpsultan Postası'nda yer alan habere göre; Çalışmaları 2014 yılının 9. ayında başlayan, 10 milyon kitap kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük kütüphanesinin hayata geçirileceği kışlanın restorasyonunda sona yaklaşıldı.

Proje kapsamında, tarihi binanın yeri, boyutları, ulaşılabilirliği, müze programına uygunluğu göz önünde bulundurularak, "Şehir Müzesi" olarak tasarlanan, İstanbul Eyüpsultan’da bulunan Rami Kışlası'nda ziyaretçilerin gezebileceği büyük bir avlu ve iç mekanlar inşa ediliyor.

Koridorlarla geçişlerin sağlanacağı avluda, sergi ve toplantı salonları ile gezi mekanları da yapılıyor.

BAŞKAN AYDIN KIŞLA RESTORASYONUNU YAKİNEN TAKİP EDİYOR

Eyüpsultan Belediye Başkanı Remzi Aydın, Rami Kışlası Bilim ve Teknoloji Müzesi restorasyon ve inşaatını yakinen takip ediyor. Sık sık bölgeye giderek yetkililerle görüşen Başkan Aydın, 10 milyon kitap kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük kütüphanesine ev sahipliği yapacak projeyle ilgili bilgi alıyor.

Müze, kütüphane, hediyelik eşya satış yeri ve 200 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesiyle İstanbul'un en önemli odak noktalarından biri olmaya aday gösterilen Rami Kışlası'nı adım adım gezip incelemelerde bulunan Aydın, sergi salonlarının, gezi mekanlarının, kafeteryaların, kitapçıların, geleneksel el sanatlarının ve hediyelik eşyaların bulunacağı alandaki atölyeleri yakından görerek çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulunuyor.

Sadece Eyüpsultan’ın değil, İstanbul’un hatta ülkemizin en önemli vizyon projelerinden biri olan Rami Kışlası Bilim ve Teknoloji Müzesi’nin 2019 yılında hizmete alınması planlanıyor.

RAMİ KIŞLASI'NIN TARİHİ

1980’nin başlarına kadar TSK’nın kullanımında olan Rami Kışlası’nın 250 yıllık bir geçmişi var. Kışla ilk olarak 1757-1774 yılları arasında 3. Mustafa döneminde yapıldı. Daha sonra 2. Mahmud 1828-1829 yılları arasında kışlayı yenileyip büyüttü.

Yeniçeri ocağını kaldıran 2. Mahmud, yerine kurduğu Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunu bu kışlaya yerleştirdi ve kışla, Asakir-i Mansure-i Muhammediye Kışlası (Hz. Muhammed’in yardım edilmiş askerlerinin kışlası) adını aldı.

1836’da Mühendishane öğrencileri buraya taşınınca kışlanın adı bu kez Fünun-ı Harbiye-i Mansure olarak anılmaya başlandı.

Cumhuriyet döneminde de orduya hizmet veren Rami Kışlası 1980’li yılların başlarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, dinlenme alanı yapılmak şartıyla devredildi.

Bunun için çeşitli projeler hazırlansa da, hayata geçirilemedi ve kışla gıda toptancılarına tahsis edildi. Kışla uzun süre toptancılar tarafından kullanıldı.

Son olarak ise müze ve kütüphane yapılmak üzere restorasyonu devam eden Rami Kışlası, başta İstanbul ve Türkiye olmak üzere dünyanın cazibe merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor.