Ali Satı Efendi Trabzonlu, müderris ve İstanbul kadısı olup 1151 Zilhiccesinde (Mart 1739) Larende’de vefat eden İlmî Ahmed Efendi’nin damadı ve yeğeni olduğu için şöhret oldu.

Mekke payelilerinden Kezûbi biraderzadesi Mustafa Efendi’nin oğludur. 1101’de (1689/90) doğdu. 1139’da (1726/27) müderris oldu. Sonra Galata mollası 1171’de (1757/58) Mısır mollası ve 1185’de (1771/72) Mekke payesi ve İstanbul kadısı 1191’de (1777/78) Anadolu kazaskeri olup 1192’de (1778/79) azl ile 1194 Muharreminin yedisinde (14 Ocak 1780) vefat etti.

Kabri Silâhdarağa Caddesi’nin hemen başında, sol tarafta Piyerloti Kahvesi’ne çıkan yokuş yolun solundaki mezarlıktadır. Kafesi destarlı, şahidesinin hattı nefistir.

Ali Satı Efendi’nin oğlu Şuayb Efendi müderris olup Arabzade Sadık Efendi’ye kethüda oldu. 1200 Rebiyülevvelinde (Ocak 1786) vefat etti.

Diğer oğlu müderrisînden Nedim İbrahim Efendi 1191 Muharreminde (Şubat 1777) vefat etti. Bu zat şairdir.

Bu aileden diğer bir Ali Satı Efendi daha vardır ki, kitabesi şudur:

Erzurum kadısı olup Mekkei Mükereme Payesi İmamı Sultan es-Seyyid Ali Satı Efendi 13 Ra 1258 (24 Nisan 1842)

Zor okunur duruma gelmiş olan kitabe Mısrî imzalıdır.

Bu zat Ayvansaraylı Hâfız Hüseyin Efendi’nin camiler bahçesi anlamına gelen Hadîkatü’lCevâmi adlı eşsiz eserine 1250 (1834/35) yılına kadar bazı ilâveler yaparak devam ettirmiştir. Bu eser 1281 (1864/65) tarihinde iki cilt hâlinde basıldı.