Beşir Ağa Bayraksız Ali Ağa’nın çırağı olup Enderun’da ilerleyerek Sultan III. Ahmed’in musahibi oldu. 1119 Rebiyülahirinde (Temmuz 1707) padişahın hazinedarı oldu. 1125’de (1713/14) Kıbrıs’a, sonra Mısır’a sürüldü. Fakat bir müddet sonra şeyhülharemliğe tayin edildi ve bu sayede hacı oldu. Bu görevde iken İstanbul’a çağrıldı. 1129’da (1716/17) darüssaade ağası oldu. Bu görevde iken 13 Cemaziyelevvel 1159’da (3 Haziran 1746) vefat etti. Otuz sene kızlar ağalığı vazifesini yürütmüştür.

1143 (1730) tarihinde meydana gelen Patrona Halil ihtilâlinde Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dan mührü alarak, onu Topkapı Sarayı’nın girişinde, orta kapının kısmen sol tarafındaki odaya götürmüştür.

Beşir Ağa dindar bir zat idi. Güvenilir bir danışman olup ilim sahiplerini himaye ederdi. İlmî meselelerden haberdardı. Türbesi Eyüp Sultan Camii civarında şadırvan avlusu ile türbe avlusu arasında ve iki avluyu birleştiren kapının hemen sol tarafındadır. Kitabesi elHac İsmail Efendi’nin elinden çıkmıştır ki nefistir.

Beşir Ağa Eyüpsultan’da Baba Haydar Caddesi’nde 1147 (1734/35) tarihinde darülhadis yaptırmıştır ki kapısının yanında kitabesiz bir çeşmesi, bir sıbyan mektebi ve bir de kütüphanesi vardır. Bu güzel külliye şimdi çok harap durumdadır.

Beşir Ağa’nın ayrıca yine Eyüpsultan’da Nişanca civarında Nazır Ağa Çeşmesi Sokağı üzerinde 1151 (1738/39) tarihli bir çeşmesi, türbesi penceresinde de bir sebili vardır.

Ağa’nın İstanbul’da Babıali civarında bir külliyesi daha vardır ki cami, medrese, kütüphane, tekke, sebil ve çeşmeden oluşmaktadır. 1158 (1745/46) tarihlidir.

Ayrıca Eyüp Sultan Camii dışına iki mahfel dahi yaptırmıştır ki bugün mevcut değildir. Bunlar için Hadîka yazarı diyor ki; “Camii atikin şadırvan avlusunda vaki Sinan Paşa Kasrı ve Darüssaade Ağası Beşir Ağa’nın âsarı olan tarafeyn cenahları külliyen mahvolundu.”

Yine Eyüp’te Abdurrahman Şeref Bey Caddesi üzerindeki Arakiyeci Cafer Çelebi’nin Takyeci adı ile anılan mescidine minber koyarak onu cuma namazı kılınır cami hâline getirmiştir.

Beşir Ağa, bugün yalnız haziresi kalmış olan Karağaç Camii’ni yeniden yaptırmıştır. Ayvansarayî Hüseyin Efendi ünlü eserinde diyor ki; “Mabedin “mürurı eyyam ile minaresi kalıp camiden eser kalmamakla Darüssaade Ağası bulunan Koca Ağa denmekle maruf Hacı Beşir Ağa müceddeden bina ve mahfeli hümayun ve vezaif tayin ile ihya buyurmuşlardır.”

Osmanlı ağa ricali arasında onun kadar hayır ve hasenatı olan bir zat mevcut değildir. Bu muhteşem insanın manevî huzurunda ancak tazim ile eğilinir. Ruhu şad olsun.