Bozcaadalızadeler diye ünlü idi. 1832’de İstanbul’da doğdu. Hasan Hüsnü Paşa Deniz Harp Okulu’na 1842’de girdi ve 5 Mayıs 1849’da mezun oldu. 1853’de yüzbaşı (kolağası) 1855’de binbaşı, 1862’de kaymakam, 1864’de miralay, 1871’de liva amiral, 1872’de ferik amiral, 1877’de Donanma kumandanı olup OsmanlıRus Harbi sırasında Karadeniz’de filo komutanı olarak görev yaptı. 12 Ocak 1881’de Bahriye müşiri rütbesiyle Bahriye nazırı oldu. Fakat iki seneye varmadan 1 Aralık 1882’de ayrıldı ve iki gün sonra 3 Aralık 1882’de tekrar aynı göreve atandı. Çok uzun müddet yani 23 seneye yakın Bahriye nazırı olduktan sonra 27 Temmuz 1903 tarihinde Ortaköy’de Defterdarburnu’ndaki sahilhanesinde karaciğer kanserinden vefat etti. Kabri Eyüpsultan’da eski adı Boyacı Sokak, şimdiki Sultan Reşad Caddesi üzerinde ve kütüphanesinin karşısındadır. 1999 yılında aslına uygun olarak onarıldı.

Paşa’nın Eyüp Sultan’da türbesi ve bu türbe yanında mescit olarak da kullanılan tekkesi, türbenin karşısında 1901 yılında yaptırmış olduğu kütüphanesi, Eyüpsultan Vapur İskelesi civarında 1317 yılında (1899/1900) yaptırdığı Kaptan Paşa Camii ve Kadıköy’de Hasanpaşa’da camisi ve mektebi vardır. Caminin bulunduğu semt hâlâ Hasanpaşa adı ile anılmaktadır. Caminin cümle kapısı üzerinde 9 sıra hâlinde hazırlanmış kitabesi vardır. Şair Refet tarafından yazılan kitabenin tarih beyti şudur:

Ola makbulı dergâhı celil Hazreti Vehhab
Münevver câmii pürfeyzi ulyâyı Hasan Paşa /
1317

Mektebinin de kitabesi on iki mısra olup tarih beyti şudur:

Yazıldı bi’lbedâhe Refetâ itmamına tarih
Yapıldı zümrei sıbyâna bu nevmektebi rânâ/ 1317

Hasan Hüsnü Paşa son derece zeki, ilimsever, değerbilir ve dikkatli bir insandı. O devirde Bahriyemizin en çok tecrübe görmüşü ve en iyi amirali idi. Eski bir denizci ailesinin gelenekleriyle büyümüştü. Ailesinden büyük bir servet kalmıştı. Sultan Abdülhamid’in hiç sarsılmayan güvenini ve sevgisini kazanmıştı.

Bahriye’de kurduğu bir komisyon Ceridei Bahriye adlı haftalık bir gazete ile Mecmuai Fünunı Bahriye adlı bir dergi çıkartmakta idi. Hasan Hüsnü Paşa’nın, KartalYakacık yolu ile Senatoryum yolunun birleştiği yerde granitten yapılmış bir meydan çeşmesi vardır. İki sıra hâlinde yazılmış kitabesi şudur:

Sahib’ülhayrat ve’lhasenat Bahriye Nazırı
Hasan Paşa’nın hayratıdır.

“Kaptan Paşa Köşkü” adıyla anılan ünlü köşkü, Yakacık’ın Soğanlık köyüne bakan sırt üzerinde idi. Köşk, 100 odalı büyük bir “barhane” idi. Önünde ve yol aşırı yerde “şale” tarzında yapılmış taş bir köşkü vardı. Köşkün arkasında, lavanta ve gül fidanlarıyla süslü bir bahçesi vardı. Kapısı arka yola açılıyordu.

Bu köşkte, köylülerin eskiden “Endaht Mektebi” dedikleri “Atış Mektebi“ talimgâh kumandanı Albay Rabe Bey oturuyordu. Bundan dolayı köşke “İngiliz köşkü” derlerdi.

Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa; Cibali sırtlarında Haydar Caddesi üzerinde, yanan Divittar Camii’nin arsası üzerine şimdiki ahşap kubbeli mabedi yaptırmıştır.