Halil Efendi, Birgili Hasan bin Mehmed Efendi’nin oğludur. Tahsilini tamamladıktan sonra müderris ve molla oldu. 1113’de (1701) Mekke kadısı, 1115 Ramazanında (Ocak 1704) İstanbul kadısı olup 1116 Cemaziyelahirinde (Ekim 1704) azlolunarak Anadolu payesi ve 1118 Şevvalinde (Ocak 1707) Anadolu kazaskeri oldu. 1118 Rebiyülahirinde (Temmuz 1706) azlolundu.

1119 Recebinde (Ekim 1707) ikinci defa Anadolu kazaskeri olup Şaban 1120’de (Ekim 1708) Rumeli payesiyle azlolunmuş ve 15 Şaban 1123’de (28 Eylül 1711) Kanlıca’daki yalısında vefat etti. 12 mısralı sütun şahidesi Siyavuş Paşa Türbesi yakınındadır. Yanında, zevcesi Ayşe Hanım’ın 1148 (1735) tarihli lahdi vardır.

Halil Efendi çok bilgili ve fazilet sahibi olup Fenni fürüda (bir nevi tabiat bilgisi) yegâne idi. Âdâbda Taşköprülü’ye haşiyeleri; mantıkta Kara Ahmed, Kara Davud ve Fenârîye, hikmette Lâri’ye ve Şerhü Hikmetü’lAyn’a ve isbatı vâcibde Muhtasar Müntehâ’ya ve Tevâlii İsfahanî’ye haşiyeleri ve Ahkab risalesi ve Tebâreke suresine iki risalesi, fıkıhda; Hidâye ve Dürer’in bazı yerlerine risaleleri vardır.

Oğlu Said Efendi, Osmanlı Devleti’nin altmış sekizinci şeyhülislâmı olup 1168 (1751) yılında Bursa’da öldü. Kabri, Emir Sultan Türbesi civarındadır. Yeğeni Hacı İbrahim Efendi’dir. Fenarî Haşiyesi, teliflerinin en meşhuru olup âlimler arasında muteberdir.