Kara Mezak Ahmed Ağa, yeniçeri ocağından yetişip, Sultan II. Osman’ın hal’inden sonra kendisini çavuşbaşı ilân etmiş ve sonra da turnacıbaşı olmuştur. 1035 Zilhiccesinde (Eylül 1626) idam edilmiştir.

7 Receb 1031 (18 Mayıs 1622) Çarşamba günü “Hâilei Osmaniye” denilen yeniçeri isyanı başlamıştı. Bu isyanın başından beri içinde olan Kara Mezak, yine olayın içinde olan Ahmed Ağa adlı birinin hizmetinde yetişmiş olup onun eli ayağı idi. Kara Mezak o zaman orta çavuş idi. Sultan Mustafa’yı Orta Cami’ye getirenlerden biri idi.

Kara Mezak Ahmed Ağa, Eyüp Sultan’da Zal Mahmud Paşa Camii’nin arkasında ve Zal Paşa Caddesi üzerinde bir Mevlevîhane yaptırmıştır. Hadîka yazarı Ayvansarayî Hüseyin Efendi bunun için eserinde şunları yazmıştır:

“Silahî Mehmed Bey Mescidi…. kurbinde vaki hâlâ (1780 tarihleri) horasancı dükkânı olan mahal cennetmekan Şehid Sultan Osman vak’asının reisi eşkıyai sipahden Mezak namında bir kimsenin mevlevihane bina eylediği mahal olup lâkin az vakitte hedm olunmuştur. Ve karşısında Evrenos Dede nam Mevleviyeden bir zat medfundur.”

Naima Efendi tarihinde diyor ki;

“Esad Efendi’nin 4 Ekim 1623 tarihinde ikinci defa şeyhülislâm olması ve Mora Hüseyin Paşa’nın yakalanıp öldürülmesi sırasında yeniçeri ocağının meşhurlarından Kara Mezak, Eyüp’te bostan içinde bir mevlevîhane yaptırmıştı. Payandasız direkler üzerine altı köşeli yüksek bir bina olmakla ayakta duramayıp, yıkıldı. Halk, Ebu Eyyüb Ensari ruhaniyetinin men ettiğine yordular.”

Evliya Çelebi de bu mevlevîhaneden şöyle bahsediyor;

“Sultan Mustafa’nın cülûsunun ilk günlerinde yeniçeri ocağı başçavuşu Kara Çavuş, Zal Paşa Camii yakınında, herdem bahar bir bahçe içinde bir mevlevîhane yaptırmıştır ki, benzeri bulunmazdı. Bir gece zelzele olup mevlevîhaneyi yerle bir etti. Yeri bostan olmuştur. Bu mevlevîhanenin yerinde bugün, Şah Sultan Türbesi, sebili, mektebi ve haziresi bulunmaktadır.”