Kalemden yetişip 1242 Şevvalinde (Mayıs 1827) İzmir rüsûmı ihtisabiyesi memuru oldu. 1245’de (1830) İzmir voyvodası, sonra Feshane teşkilinde oraya nazır ve sonra harir nazırı oldu. 1252’de (1836/37) vefat etti. Kabri, Eyüp’te Bostan İskelesi’nde, Mihrişah Valide Sultan İmareti karşısındaki mezarlıktadır. Muhteşem bir lahdi vardır. Oğlu Azmi Bey ve damadı Mazlûm Paşa’dır.

Azmi Bey mektubîi sadrı âli ve sonra amedî kalemine girdi. 1272 Ramazanında (Mayıs 1856) Babıali evrak müdürü ve 1274 Cemaziyelevvelinde (Ocak 1858) deâvi muavini sanisi ve 1283’de (1866/67) kapıcılar kethüdası oldu. 1284 Saferinde (Haziran 1867) Kıbrıs’a sürüldü. Birkaç sene sonra affedildi. Evinde oturmakta iken 10 Safer 1294’de (24 Şubat 1877) vefat etti. Kabri Edirnekapı Mezarlığı’ndadır. Sütun şeklindeki şahidesinde; Ömer Lütfi Efendi’nin mahdumu ricali devleti aliyyeden Mehmed Azmi Bey diye yazılıdır. Vilâyetlerin saltanat merkezinde çeşitli dairelerdeki işlerini bir merkezden takip eden dairede çalışan memurlardan biri olduğu için kapı kethüdası denilen Azmi Bey’in konağı İstanbul’da İbrahim Paşa Hamamı arkasında idi. 16 Muharrem 1284’de (20 Mayıs 1867) sabahın erken saatlerinde konağına gelen zabıta memurları tarafından alınarak hapsedildi. Çünkü Yeni Osmanlılar Cemiyeti azasından idi. Hapsedilenler arasında Şakir Efendi de vardı. Karagöz gazetesi sahibi ve kurucusu Fuad Bey’in babası olan Şakir Efendi Serdarı Ekrem Ömer Paşa’nın divan kâtipliği ile şöhret yapmış, devrin ricalindan hamiyetli bir zat idi.